Trending

Hayatımıza Yön Veren 5 Psikolojik Durum


Yaşadığımız bazı durumlar bizi olumlu ya da olumsuz şekilde etkiler. Biz de bugün ki yazımızda hayatımıza yön veren 5 psikolojik durumu araştırdık.Olumlu ya da olumsuz bir şekilde etki eden 5 psikolojik durum sizlerle.

9bdc3e966050-language-1-jpg
Hayatımıza Yön Veren 5 Psikolojik Durum
Giriş13.01.2020 17:49

Bilişsel önyargı; kişilerin diğer insanlar ve durumlar hakkında mantıksız olabilecek çıkarım sapmaları için kullandıkları bir kalıp. Böylece, bilişsel eğilimler ara sıra algısal bozulma, yanlış yargı, mantıksız yorumlama ya da geniş anlamı ile mantıksızlığa (irrasyonalite) yol açabilir. Bu mantıksızlık ise, üzerimizde etki yaratarak bizi aslında istemediğimiz şeylere ikna edebilir. Ancak, bilişsel önyargıya neden olabilecek psikolojik etmenleri bilirseniz, yaşamakta olduğunuz olaylar karşısında aklınız karışmaz ve başınıza gelebilecek şeyleri daha kolay tahmin edersiniz. Bu yazımızda sizler için bilişsel eğiliminizi etkileyen 5 psikolojik etkiyi yazdık.

 

1. Yerkes – Dodson Yasası

 

Diğer faktörlerin beraberinde, motivasyonumuz hedeflerimize ulaşıp ulaşmamamızı gerçekten etkiliyor. Tabii ki, eğer yeteri kadar motive olmazsak, iyi sonuçlar elde etme ihtimalimiz yok. Ancak, Yerkes’in– Dodson kanununa göre eğer fazla motive olursanız, verimliliğiniz de düşer. Robert M. Yerkes ve John Dillingham Dodson, tarafından 1908’de geliştirilen bu yasa, uyarılma ile performans arasındaki ampirik ilişkiyi gösteriyor. Yerkes – Dodson kanununa göre, performans psikolojik veya mental uyarılma ile belirli bir noktaya kadar artar. Ancak fazla motive olursak meydana gelebilecek stres sebebiyle başarısızlığa uğrama ihtimalimiz de artar. Yerkes – Dodson yasası; farklı görevler için en ideal motivasyon seviyesini bile hesaplar. Buna göre; basit olanlar için 10 üzerinden 7-8, orta durumlar için 5 ve zor görevler için 2-3 puan kadar olmalıdır.

 

2. Irwin Etkisi

 

Genelde başımıza hep iyi şeylerin geleceğini düşünürüz, bunun ihtimalinin daha yüksek olduğuna inanırız. Amerikalı psikolog Scott Plous 1998 senesinde bu konu üstüne bir deney yaptı. Plous, öğrencilere 42 maddede oluşan ve olumlu ve olumsuz olayların bulunduğu bir listesi verdi. (Hastalık, ev satın alma, zam alma, zengin olma vb.). Bu durumların yaşamlarında gerçekleşmesi ve başkalarının başına gelmemesi ihtimalini tahmin etmesi istendi. İnsanlar iyi olayların olma ihtimalinin onlar için negatif olaylardan % 15 daha fazla olduğunu düşünüyorlardı.

 

Bu yüzden karar verirken bu etki gerçekçi olmamızı etkiliyor. Bu, yaşanabilecek kötü bir gün için neden para biriktirmediğimizi açıklayabilir, çünkü iflas edeceğimize, hasta olacağımıza ya da bu tarz kötü bir olayın gerçekleşeceğine inanmıyoruz.

 

3. Dr. Fox Etkisi

 

Bu etkinin amacı, harika bir sunum tekniğiyle ne anlatırsanız anlatın içerik ne kadar saçma olursa olsun onu sunum yapmış olduğunuzu uzmanlara kabul ettirmek. Bu etkinin ortaya çıkışı ise; 1970 senesinde Myron L.Fox’un bir toplantıda sunum yaptığı bildirinin başlığı. Fox, Matematiksel Oyun Teorisinin Tıp Eğitiminde Kullanılması başlığını bir Üniversite sunumunda ‘Matematiği insan davranışları üstünde uygulayan otorite’ olarak sundu ve katılımcıları iddialı çıkışıyla büyüledi.

Araştırmanın amacı bir konuşmacının iddialı bir çıkışla mantıksız cümleler kurarak karşısındakinin güvenini kazanmaktı. Yapılan araştırma neticesinde ise bunun olabileceği kanıtlandı. Dr. Fox’un okuduğu şeyin konuyla ilgili hiçbir bağlantısı yoktu. Ancak anlatırken çok inançlıydı ve bir şekilde dinleyicilerin güvenini kazanmıştı.

 

4. Less-İs-Better Effect (Daha Az İyi Olan Etki)

 

Bu etki türünün Türkçe bir karşılığı yok ancak kelime anlamı olarak “daha az iyi olan etki” manasına geliyor. Bu terimi öncelikle öneren kişi ise Christopher Hsee. Terim, söz konusu iki seçenekten daha az kıymetli görünüp daha pahalı olanın seçilmesi manasına geliyor.

İki şey teklif edilirse, ikisi arasında direkt olarak bir karşılaştırma olmadan, daha az kıymetli görüneni değil daha pahalıyı seçme ihtimalimiz daha yüksek. Bu sebeple, eğer bir erkek bir kadına markasız güzellik ürünlerinin olduğu bir hediye sepeti verirse daha fazla para harcamasına rağmen, kadına bir Chanel ruj veren birinden daha az cömert olduğu düşünülür. Christopher Hsee’in yapmış olduğu deneyde insanlar hep daha pahalı hediyeleri seçti. Ucuz palto yerine pahalı bir eşarp gibi…

 

5. Denomination Effect (Mezhep Etkisi)

 

Kişilerin tümüne eşit miktardaki bozuk paraları, tümüne kıyasla harcamaya daha meyilli olmadığı düşünülür. 2009 senesinde bu etki Priya Raghubir ve Joydeep Srivastava tarafından tanımlandı. Yapılan deneyde her öğrenciye birer dolar verildi. Grubun yarısına bir dolar verilirken, diğerlerine ise 4 adet 25 cent verildi. Sonra, isterlerse biriktirmeleri isterlerse de harcayabilecekleri önerildi. Bozukluğu olan öğrenciler paralarını harcadı. Canımız bir şey istediğinde bozukluklarla alıp, tam paramızı bozmak istemememizin de sebebi bu.

İçeriği Oylayabilirsiniz
Yorum Yapmak için Tıklayınız.