Sağlık Sırları

Deli Balın Zararı Var Mı, Faydaları Nedir? Deli Bal Hangi Hastalıklara, Neye İyi Gelir?


Deli bal nedir? Deli balın faydaları nelerdir? Deli balın zararları nelerdir? Yan etkileri nelerdir? Deli balın özellikleri nelerdir? Deli bal hastalığının ortaya çıkışı ve belirtileri nelerdir? Deli bal hastalığının kesin teşhisi nasıl yapılır? Deli bal hastalığının tedavisi var mı? Deli bal nerelerde bulunur? Deli balın fiyatı nedir? Deli bal Türkiye’de neden çok tüketiliyor?

deli-balin-zarari-var-mi-faydalari-nedir-deli-bal-hangi-hastaliklara-neye-iyi-gelir-c421e3c0-f0f8-487d-81f5-528f253033bb
Deli Balın Zararı Var Mı, Faydaları Nedir? Deli Bal Hangi Hastalıklara, Neye İyi Gelir?
Giriş15.01.2021 11:35

 

Deli Bal Nedir?

 

Deli bal, bugüne kadar duyup duyabileceğiniz en sıra dışı bal aslında. Çünkü kendisi ne kadar şifalı olsa da yanlış kullanıldığında çok ciddi zararlar verebiliyor, insan sağlığını tehlikeye atıyor.

 

Arıların, orman gülü olarak anılan, genelde mor ve tonlarında renklere sahip olan ama farklı türlerinde sarı ve beyaz renklerin de görülebildiği çiçeklerden elde ettiği bu bal, ülkemizde Karadeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde, özellikle Doğu Karadeniz'de çokça üretiliyor.

 

Tadı, bildiğimiz diğer tüm ballara göre acı olduğu için "acı bal" ya da fazlası bünyede olumsuz etkiler yarattığı için "tutan bal" olarak da anılıyor.

 

Piyasada deli bal olarak birçok farklı bal satılsa da, gerçek bir deli bal, tadı dışında renginden de anlaşılabiliyor. Çünkü yine bildiğiniz tüm ballara göre daha koyu renk, hafif kızıla çalan kahverengimsi bir renge sahip bu bal.

 

 

Deli Balın Faydaları Nelerdir?

 

E peki ne işe yarıyor bu değişik bal?

 

• Soğuk algınlığı, grip, nezle gibi hastalıklarda iyileşme sürecini hızlandırıyor.

• Öksürüğün de hızlıca kesilmesinde büyük rol oynuyor.

• Sadece grip, nezle gibi yaygın ve nispeten basit hastalıklara değil, gastrit, bronşit, faranjit gibi hastalıklara karşı da vücuda destek oluyor.

• Tansiyonu düşürdüğü için hipertansiyon rahatsızlığına iyi geliyor.

• Tıpkı tansiyon gibi kolesterolü de düşürme konusunda büyük rol oynuyor.

• Mide ağrılarının hızlıca dinmesini sağlıyor.

• Doğru miktarda yendiğinde sinir sisteminin düzenli çalışmasına destek oluyor.

• Sinir sisteminin düzenlenmesine olan katkılarıyla sinir bozukluğu, halsizlik, uykusuzluk gibi sorunların da kolayca çözülmesini sağlıyor.

• Çok güçlü antioksidan özellikler gösterdiğinden bağışıklık sistemini güçlendiriyor, vücudu mikroplardan koruyor.

• Ağrı kesici etkileriyle sadece mide ağrılarına değil, baş ağrısı gibi sıkça yaşanan ağrılara da iyi geliyor.

• İçinde kalsiyum, potasyum gibi vücudumuzun ihtiyacı olan maddelerden bolca bulunduğundan dokuların sağlıklı bir şekilde kalmasında vücuda önemli katkılarda bulunuyor.

 

 

Deli Balın Zararları Nelerdir? Yan Etkileri Nelerdir?

 

Deli bal, mutlaka doktora danışarak tüketmeniz gereken ve asla tüketmeniz gereken ölçüyü ki bu genel olarak 1 çay kaşığı olarak biliniyor, aşmamanız gereken bir yiyecek. Eğer bilinçsizce ya da fazla tüketirseniz deli balın şu tehlikeleri sizi bulabilir, aman diyelim.

 

• Boğazda aşırı bir yanma hissi oluşturuyor.

• Cildin ve gözlerin kızarmasına neden oluyor.

• Kalp ritminin düzenini bozuyor.

• Tansiyonda ani düşüşlere neden oluyor.

• Mide bulantısı, hatta kusma gibi durumlarla karşı karşıya bırakıyor.

• Bulanık görmeye neden olabilir, hatta geçici körlüğe bile sebebiyet verebileceği söyleniyor.

• Aynı şekilde baş ağrıları oluşturabiliyor, baş dönmesine neden oluyor.

• Tüm bunların yanı sıra, bağırsakların çalışma düzenini de bozarak ishale neden olabiliyor.

• Yanlış ve bilinçsizce tüketilen deli bal söz konusu olduğunda durum, halüsinasyon görmekten tutun da bilinç kaybına kadar gidebiliyor. Böyle durumlar yaşandığında acilen doktora gidilmesi, hastanın deli bal tükettiğinin mutlaka söylenmesi gerekiyor. Çünkü bu durum, aslında ölüme kadar varan ciddi sorunlar doğuran "deli bal zehirlenmesi" ya da "bal tutması" olarak bilinen ciddi bir hastalık.

 

 

Deli Balın Özellikleri Nelerdir?

 

Zehirli bal kahverengi renkte ve geç şekerlenme özelliğine sahiptir. Kaynatılırsa ve uzun süre bekletilirse toksisitesi kaybolur. Bu nedenle zehirlenmeler taze balla ortaya çıkmaktadır. Halk arasında bu tür balların sütle kaynatılıp köpüğü alınmak suretiyle zehirsiz hale geleceği yaygın bir inanıştır. Bu bal ülkemizde, halk arasında deli bal, tutar bal veya acı bal olarak bilinir.

 

 

Deli Balın İçindeki Toksinin aAdı ve Özellikleri Nelerdir?

 

Toksik etki balın grayanotoksin ihtiva etmesinden kaynaklanır. Grayanotoksin I, andromedotoksin; grayanotoksin II, desasetilanhidromedotoksin; grayanotoksin III ise desasetilandromedotoksin olarak tarif edilir. Arılar tarafından Rhododendron türü bitkilerden alınan bu maddeler, organizmalarında detoksifiye edilemediğinden, doğrudan bala karışarak zehirlenmelere yol açar. Grayanotoksinler diterpenler, nitrojen içermeyen polihidroksik siklik hidrokarbonlardır. Grayanotoksinler, hücre membranlarındaki sodyum kanallarına bağlanarak toksik etkilerini gösterirler.

 

Eksitabl membranlarda sodyum iyonlarının permeabilitesini arttırırlar.Kimura ve arkadaşları, grayanotoksin sensitivitesini temin eden sodyum kanallarındaki alfa subünit alanlarının, kardiyak (rh1) ve iskelet kasında (mu1) farklı olduğunu deneysel bir çalışmada göstermişlerdir. Onat ve arkadaşları, intraperitoneal grayanotoksin enjekte edilmiş ratlarda intraperitoneal atropin sülfat veya AF-DX 116 uygulandığında; atropinin hem solunum hem de dolaşım depresyonunu düzelttiğini, ancak selektif M2 muskarinik reseptör antagonisti olan AF-DX 116 uygulanan olgularda sadece kalp hızının restore olup solunum depresyonunun düzelmediğini saptamışlardır. Bu bulguya dayanarak grayanotoksin zehirlenmesinde M2 muskarinik reseptör tutulumundan bahsetmişlerdir.

 

 

Deli Bal Hastalığının Ortaya Çıkışı ve Belirtileri Nelerdir?

 

Toksik maddeyi taşıyan Rhododendron ailesi üyelerinde bitkinin tüm parçaları toksiktir. Rhododendron nektarı, çiçekler ve yapraklarda insan için toksik olmakla beraber, zehirlenme çoğunlukla grayanotoksin ile kontamine balın yenmesiyle ortaya çıkar.

 

Bitkinin yapraklarını yiyen geviş getiren çiftlik hayvanlarında ve kuşlarda da toksik etkiler gözlenmiştir. Bu nedenle bu bitkinin kuzu katili, dana katili gibi yerel isimleri de mevcuttur.

 

Rhododendron zehirlenmesinin hayvanlarda klinik bulgusu, gastrointestinal sistem irritasyonu, kardiyak aritmiler ve nörolojik belirtilerdir. Puschner, 2001 yılında Güney Karolina zoolojik parkında üç keçide R. idica yenmesine bağlı intoksikasyon bildirmiştir.Hayvanların idrar ve feçeslerinde spektrofotometri yöntemiyle grayanotoksin varlığını saptamış ve semptomatik tedaviyle keçilerin iyileştiğini bildirilmiştir. R. occidentale yapraklarından 100-225 g yenmesi 24.9 kg (55lb) ağırlığındaki bir çocukta ciddi zehirlenme nedenidir.

 

İnsanlarda cinayet amacıyla bu bitkinin yaprakları kullanılmıştır. Çoğunlukla öldürücü olmayan andromedotoksin akut zehirlenmelerinde belirtiler, yenilen bal miktarına göre ortaya çıkar. Aşçıoğlu ve arkadaşları tarafından Karadeniz acı balından izole edilen grayanotoksin I’in değişik konsantrasyonlarının kurbağa siyatik sinirinde aksiyon potansiyel değişiklikleri üzerine etkileri incelenmiş ve etkinin doza bağımlı olduğu gözlenmiştir.

 

Belirtiler 50 g balın yenilmesinden bir iki saat sonra ortaya çıkar ve zehirlenme ciddi değilse 12-24 saat içinde düzelir. Andromedotoksinler özellikle dolaşım, solunum, sindirim ve santral sinir sistemini etkiler. Andromedotoksin düşük dozlarda, kalpte kolinerjik etkilerle bradikardi ve hipotansiyon yaparken, yüksek dozlarda sürrenal medulladan epinefrin salgılatarak taşikardi ve hipertansiyon oluşturur. Solunum sisteminde ise düşük dozlarda düzensizlik ve derinlikte azalma, yüksek dozlarda ise solunum hızlanması ve nihayet solunum depresyonu yapar.

 

Balı yiyen kişide cilt ve boğazda yanma hissi, ağız ve burunda kaşınma, deride ve gözlerde kızarıklık, vertigo ve baş ağrısı, bulantı, kusma, salivasyon, kramp tarzı karın ağrısı, idrar ve gaita kaçırma, gastroenterit, kesiklik hissi, halsizlik, görme bulanıklığı veya geçici körlük, malaryayı andıran ateş nöbetleri, derin bradikardi, hipotansiyon veya kollaps, hipereksitabilite, delirium hatta koma dikkati çeker. Digoksin zehirlenmesine benzer her tür ritm bozukluğu [EKG’de sinüzal bradikardi, AV bloklar, “Wolf Parkinson White (WPW)” sendromu, T sivriliği ve ST değişiklikleri], solunum depresyonu ve kas paralizileri de doza bağlı görülebilir. Deli bal intoksikasyonu, akut miyokard infarktüsü ve akut bradiaritmilerin ayırıcı tanısında düşünülmesi gereken bir sendromdur. Biberoğlu ve arkadaşları tarafından, deli bal zehirlenmesinde WPW sendromu görüldüğü bildirilmiştir.

 

 

Deli Bal Hastalığının Kesin Teşhisi Nasıl Yapılır?

 

Akut hayatı tehdit eden bradikardi, kusma, ishal ve delirium gibi klinik bulguların varlığında bal yeme öyküsü sorgulanmalıdır. Kesin teşhiste kromatografi en önemli metoddur, ancak her yerde yapılmadığı için diğer metodlara başvurulur. Toksik bal örneği sonda ile kobay midesine verilir; bal toksik ise yaklaşık bir saat içinde toksisite ortaya çıkar. Balda çiçek tozu aranması diğer bir metoddur. Sulandırılmış 10 g bal tüpe konarak santrifüj edilir. Üstte kalan ballı kısım dökülür, çöküntüden lama yayma yapılarak mikroskopta Rhododendron polenleri aranır. Kimyasal muayenede ise bal önce kloroform ile ekstre edilir, kloroform ekstratının uçurulmasından sonra sarı-pembe renkli bir artık kalır. Bir miktar asit eklenerek ısıtılır. Eğer bal zehirli ise koyu renk oluşur ve otuz dakika içinde koyu kahverengine dönüşür. Analiz yapılan bal nontoksik ise oluşan renk, sarı-kahverengidir.

 

 

Deli Bal Hastalığının Hastalığın Tedavisi Var mı?

 

Ağır olmayan olgularda belirtiler bir tedaviye gerek olmadan 12-24 saat içinde kaybolmaktadır. Fazla miktarda bal yenmesi sonucu görülen ciddi zehirlenmelerde ise tedavi supportif ve semptomatiktir. Zehirin gastrointestinal sistemden uzaklaştırılması, gastrik lavaj veya kusturma ve purgatif verilmesiyle sağlanır. Gerekli hallerde sıvı elektrolit kayıpları %0.9 sodyum klorürün intravenöz (IV) infüzyonuyla karşılanır. Atropin, refleks hipotansiyon, bradikardi ve salivasyon kontrolünde faydalıdır. Ciddi durumlarda IV verilebileceği gibi dört saatte bir 1-2 mg subkütan da uygulanabilir. Hipereksitabilite ve delirium halleri için sedatifler, klorpromazin 25-50 mg intramusküler uygulanabilir. Siyanoz varsa O2 tedavisi, solunum depresyonu gelişmiş ise mekanik ventilasyon tedavisi gerekebilir. Derin hipotansiyon varsa sempatomimetikler denenebilir, ancak bu konuda çok dikkatli davranılmalıdır.

 

 

Deli Bal Nerelerde Bulunur?

 

Deli bal, ülkemizde en çok Karadeniz Bölgesi'nde yetiştiriliyor. Bu nedenle, deli balın ününü duyan yabancı araştırmacıların bile Karadeniz Bölgesi'ne giderek deli bal aldığı biliniyor.

 

Bu bal, hem çok faydalı hem de çok zararlı olabildiğinden "deli bal" olarak satılan her balın alınmaması büyük önem taşıyor. Gerçek bir deli balı acımsı, buruk tadı ve koyu kızıl-kahverenginden anlayabilirsiniz ancak yine de güvenmediğiniz kişilerden asla ama asla almamalısınız.

 

Unutmayın, etkileri bu kadar farklı ve büyük bir baldan söz ediyoruz. Sağlığınızı asla tehlikeye atmamalı, deli bal alacaksanız çok çok dikkatli olmalısınız.

 

Deli Balın Kullanımı

 

Hadi almaya karar verdiniz ve güvenilir birinden gerçek bir deli bal temin ettiniz diyelim. Şimdi onu nasıl tüketeceksiniz?

 

Yetişkinlerin günde 1 çay kaşığı deli bal tüketmesi, 1 çay kaşığının üzerine asla ama asla çıkmaması gerekiyor. Çocuklarınsa deli baldan tamamen uzak durması ve tüketmemesi gerekiyor.

 

Tahmin edeceğiniz üzere deli bal, tek başına 1 çay kaşığı tüketilmesinin dışında öyle tatlıların içine, içeceklerin içine konarak da tüketilmiyor.

 

Tekrar etmekte fayda var, sorununuz ne olursa olsun deli bal konusunda mutlaka doktorunuza başvurarak hareket etmelisiniz. Bir hastalığınız yoksa ve sadece hastalıklardan korunmak için deli bal tüketmeye karar verdiyseniz bile doktora danışmadan deli bal tüketmemelisiniz.

 

 

Deli Balın Fiyatı Nedir?

 

Gizemli ve ekonomik değeri yüksek olan yapısından dolayı özel olarak deli bal satışı yapan yerlerden alışverişi mümkündür. Klasik ballara göre fiyatı da oldukça cep yakan rakamlardadır.

 

Deli bal kestane balı mı diye düşünmeyin sakın. Kestane balı için ortalama 100 lira öderken, 800 gramlık bir kavanoz deli balı için 300 lira ödemeniz gerekebilir. Ballar arasında neredeyse en pahalı olanıdır; yani deli bal kestane balı değildir.

 

 

Deli Balın Tarihteki Yeri Nedir? Deli Bal Tarihte Nasıl Bahsedilir?

 

Birçok tarihi kaynakta Ormangülleri bitkilerinden elde edilen bu baldan ve zehirlenme belirtilerinden bahsedilmiştir. Bunlardan en eski olanı Socrates'in de öğrencisi olan Ksenofon'un milattan önce 401 yılında On Binler'in Dönüşü'nde (Anabasis) yazdığı sözlerdir; Ksenofon On Binler'in Dönüşü'nde kendisinin başında bulunduğu ordunun Pers ordusunu yendikten sonra Yunanistan'a dönüş yolunda şimdiki Trabzon yakınlarında konakladıklarından, askerlerin bu baldan yediklerinden ve birkaç saat sonra yiyenlerin hepsinin kustuğundan, ishal olduklarından ve ayağa kalkamayacak kadar halsiz olduklarından bahseder.

 

Dünyanın önde gelen bal uzmanları arasında sayılan Teksas A&M Üniversitesi Antropolji Bölümü'nden Prof. Vaughn Bryant, deli balın tarihte savaşlarda bile kullanıldığını belirterek şunları söylüyor

 

Milattan önce 67 yılında Romalı komutan Gnaeus Pompeius Magnus (Pompey) ve Roma ordusu, Pontus kralı Mithridates'i (VI. Mithridatis) ve Pers ordusunu Karadeniz boyunca takip ediyordu. Durumu fark eden Persliler testiler dolusu bu yerel baldan topladılar ve onları Roma askerleri bulsun diye orada bıraktılar. Roma askerleri balları buldular ve yediler. Baldan zehirlenen askerler savaşamayacak duruma geldiler ve Pers ordusu geri dönüp 1000 kadar Roma askerini öldürdüler.

 

 

Deli Bal Türkiye’de Neden Çok Tüketiliyor?

 

Deli bal şu anda Türkiye’de bağırsak bozuklukları, diyabet, mide ağrıları, yüksek tansiyon ve daha yaygın olarak ‘algılanan’ afrodizyak etkileri için halk tıbbı olarak tüketilmektedir. Ayrıca besin değeri için de tüketilir.

 

Trabzon ilinden Pontik Dağları’nın kuzey yamaçlarından deli bal üreten arıcılar üzerinde yapılan küçük bir araştırma, balın afrodizyak özelliklerinin 41 ila 60 yaşlarındaki erkeklerde tüketiminin ana nedeni olduğuna inandıklarını bildirdi.

 

Silici ve Atayoğlu (2015) 1981’den itibaren 1,199 deli bal zehirlenmesi vakası bulunan 84 makaleyi Türk araştırmacılar tarafından hazırlanan %82 ile incelemişlerdir. Erkeklerde (%75) ve 41-65 yaş arasında daha sık rapor edildiğini belirlediler. Rapor edilen ölüm vakası yoktu. Bu literatür incelemesi, hastanede dikkat gerektiren bal zehirlenmesinden muzdarip insanların, balı algılanmış bir afrodizyak olarak tüketen orta yaşlı erkekler olduğu görüşünü desteklemektedir.

 

Sonuç Olarak Deli Bal

 

Ormangülleri familyasına ait her bitki grayanotoksin içermemektedir ve bu yüzden onlardan elde edilen her ürün zehirli değildir. Örneğin Himalaya dağları çevresinde "balu" adıyla bilinen Rhododendron anthopogon yapraklarından hazırlanan ilaçlar alternatif tıpta bağırsak ağrıları için kullanılmaktadır. Aynı şekilde Rize'de "beyaz komar" olarak adlandırılan Rhododendron türü bitkiden elde edilen Anzer balı da yaraların üstüne sarılarak merhem olarak kullanılmaktadır.

 

Ayrıca deli balın toksik etkilerini göstermesi için günde bir çay kaşığından (yaklaşık 3 gram) fazla tüketilmesi gerekmektedir. O yüzden tüketileceği zaman mutlaka ölçülü ve mümkünse doktor kontrolünde tüketilmelidir.

İçeriği Oylayabilirsiniz
Yorum Yapmak için Tıklayınız.