Çoban Mustafa Paşa Cami (Külliyesi)

Gebze de bulunan Çoban Mustafa Paşa Külliyesi,Kanuni Sultan Süleyman devrinin en önemli eserlerindendir.Bir menzil (konaklama yeri) külliyesidir.

HABERİ DİNLEMEK İÇİN DOKUNUN.
f3dd34d6307f-5d554bff81375-1-jpg
Çoban Mustafa Paşa Cami (Külliyesi)
Giriş20.11.2019 17:42

Gebze'de bulunan Çoban Mustafa Paşa külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman döneminin en önemli eserlerinden biri olup, menzil (konaklama) kompleksidir.

Cami ve külliyenin mimarı olarak Mimar Sinan'ın adı tezkerelerde geçmektedir.Ayrıca Yavuz Sultan Selim'in Mısır'dan getirdiği Memlük Sarayı mimarları ve ustalarının da önemli katkıları olduğu bilinmektedir.

Külliye, merkezde yer alan cami ile üç tarafı U-şekline dönüştüren türbe, medrese, İmaret, tekke, kütüphane, darüşşifa, Paşa odaları, kervansaray ve hamam yapılarından oluşmaktadır.Tüm bu yapılar 117 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır.


ÇOBAN MUSTAFA PAŞA KİMDİR?


Yavuz Sultan Selim ile küçük yaşta Mısır seferine katılan Çoban Mustafa Paşa (Gazi Mustafa Bin Abdulkerim), zamanla çeşitli görevlere yükselerek Yavuz Sultan Selim'in kızıyla evlendi. Kanuni Sultan Süleyman zamanında Vezir ve Belgrad ve Rodos seferlerine katıldı. Sonunda padişah tarafından Mısır valiliğine atandı.

14 Aralık 1522'den 22 Mayıs 1523'e kadar Mısır'da Çoban Mustafa Paşa valisi olarak, orada bir isyan bastırıldıktan ve asayiş sağlanarak İstanbul'a geri döndü ya da geri çağrıldı. İstanbul'da öldü ve Gebze'de yaptırdığı kompleksin bahçesine gömüldü.

Caminin kapısı üzerinde yer alan mermerdeki iki satırlık sülüs kitabesine göre caminin tamamlanma tarihi hicret 930 (miladi 1523) 'dir. Kündekari tekniğiyle yapılan kapı kanatlarına iki satırlık Lüle taşı kakmalı yazıtta, Çoban Mustafa Paşa'nın 27 Mayıs 1523 tarihinde İstanbul'a geldiği ve bu ölçekte bir külliye yapımının planlanarak başlandığı sonucuna varıyoruz. Ayrıca dekorasyonların kalitesi ve zenginliği de uzun bir çalışmaya işaret ediyor.

Çoban Mustafa Paşa kompleksi bir Menzil Kompleksi olup, menzil kompleksleri, diğer komplekslerde bulunan yapı ünitelerine ek olarak yolcuların ihtiyaçlarını karşılamak üzere inşa edilmiş ek ünitelerden oluşmaktadır.Selçuklu dönemi kervansarayları ile aynı işleve sahiptirler. Geçmişten beri Anadolu ile İstanbul arasında önemli bir uğrak yeridir.Komplekste çok dengeli bir geometrik düzen göze çarpmaktadır. Cami avlusunun dışında arka tarafta büyük bir türbe avlusu vardır.


Cami


Kare planlı, 14 m çapında ve 24 m yüksekliğindeki caminin kubbesi midye yivli trompetlerin üzerine oturmaktadır. Mukanas adlı altı sütun üzerine oturan beş kubbeden oluşan son cemaat yerinin orta kubbesi yivlidir ve daha yüksektir. Camide, belirli bir yüksekliğe kadar tüm duvarlar, karakteristik Memlük tarzında renkli mermer kakma ile kaplanmıştır. Beş sıra Mukarnaslı cümle kapıları, dış mihrapları, pencereleri ve yan kapıları olan dış cephe; çoklu kıble duvarı Kenarlı mihrap nişi; karşısındaki giriş duvarı daha zengin ve gösterişli olarak belirtilmiştir.

Tüm bu özellikleri ile cami, yüzyılın başında Kahire'de inşa edilen Kansu Gavri Medresesi ile kolayca kıyaslanabilecek bir görünüme sahiptir.Mermer minber, oldukça zengin ve renkli kakma taş süslemelere sahiptir. Bursa kemerli Mermer Ayaklar, renkli taş işlemeli süslemelerin dışında bitki motifli kalem işleri ile süslenmiştir.

Tarihi kitabenin yanı sıra kapı kanatları mineral, sedef, fildişi ve lüle taşı kakmalarla, pencere kapakları da fildişi ve sedef kakmalı geometrik yıldız motifleri ile kündekari tekniğiyle süslenmiştir. ama daha basit bir kompozisyon var.

 


Mezar


Kesme taştan yapılmış sekizgen gövdeli kubbe kaplı türbenin mimarisi oldukça sade olup, içi belli bir yüksekliğe kadar motifsiz altıgen firuze çinilerle kaplanmıştır.Bu çini şeridinin iç ve dış sınırları donanma ile çevrilidir. Mavi ve beyaz çinilerle geniş bordür ve bitkisel motiflerle süslenmiştir Kapı kanatları ve pencereler camide görülen ahşap işçiliği ile aynı teknikte, ancak daha sade bir şekilde yapılmıştır.

 


Medrese


Klasik Osmanlı tarzı bir yapıdır.İmaret, türbenin avlusundan pencereli bir duvarla ayrılmıştır.Batıdan girişi olan bir koridorda sıralanan ilk iki oda yemekhane, yanında mutfak kileridir. Köşk, kuzeybatı köşesinde revaklı avlu etrafında semahane ve derviş hücrelerinden oluşmaktadır.

 

Kütüphane


Batıda cümle kapısında iç içe geçmiş iki oda bulunmaktadır. Bugün, orijinal tonoz örtülü iken çatı örtülüdür.

 


Kervansaray


Ortasında kubbe bulunan enine uzun bir yapıdır.Rakamlarla ikiye bölünmüştür.

 

Darüşşifa


Doğuda L şeklinde düzenlenmiş kubbeli odalar, kubbenin ortasında ve eteğinde alçı palmet friz bezemelidir.

 

Onarım


1961 yılında Y. Mimar Cahide Tamer'in başlattığı restorasyon çalışmaları 1970 yılında tamamlanmıştır.

 

İçeriği Oylayabilirsiniz
Yorum yazarak Kocaeligo Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeligo hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.